Genel Köşe Yazıları

MİLLET İTTİFAKI

Yazan Bayram Anu

MİLLET İTTİFAKI

 

Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları tarafından kurulan Türkiye Cumhuriyeti Devleti çağdaş, ilerici, devrimci, laik demokratik anlayışla Atatürk ‘ün çizdiği yolda demokrasiyi ve parlamenter sistemi geliştirme ve yaşatmayı kendine motto olarak kabul etmiştir. Bilindiği üzere ülkemizde onlarca siyasi parti bulunmaktadır. Siyasi partilerin geniş yelpaze skalasında çeşitli yer tutmaları farklılıklar göstermeleri muhtelif öncelikleri olması çok doğal… Zaten demokrasilerde farklı görüşlerin temsil edilmesi olmazsa olmazdır. Ülkede yaşayan her yurttaşın düşüncesinin temsil edilmesi demokrasiye olan inancımız ve renklerimiz olarak algılanmalıdır. Birbirine benzemeyen hatta çok farklı ideolojilere sahip partiler asgari müşterekte birleşip ortak amaç için bir araya gelip ittifak kurarlar bu da demokrasinin zenginliği ve uzlaşı kültürünün yerleştiğini gösterir.

 

Bu birlikteliğe örnek olarak;

Millet İttifakı, 2018 genel seçimlerine katılmak için oluşturulan bir seçim ittifakıdır. İttifak, 5 Mayıs 2018 tarihinde dört parti, Cumhuriyet Halk Partisi, İYİ Parti, Saadet Partisi ve Demokrat Parti tarafından resmen başlatıldı. Belirttiğim gibi bu dört partinin ideolojik anlamda çok farklı zeminde temellendikleri ve farklı siyasi duruşa sahip oldukları tartışma götürmez bir konudur.

“Millet ittifakı “ bileşenlerine zamanla birçok başka partinin de eklemlenerek, daha güçlü ve etkili bir hal alacağı seçimlerde iddialı olacağı konusunda şüphe yok.
Peki, nasıl oluyor da birçok farklılığa rağmen bu siyasi partiler aynı noktada kümeleniyorlar ya da hükümet eden partiden kopan aynı siyasi tabandan beslendiği halde yeni parti kuranlar bile hiç tereddütsüz millet ittifakı ile aynı safta durabiliyorlar.

Neden mi…?

Ülkemizi yaklaşık 20 yıldır tek başına aynı siyasi anlayış yönetiyor. Kısa bir dönem önce, iki parti de bu siyasi iradeye açık destek verip kısmi ortak pozisyonunda ve Cumhur ittifakı adı altında beraber yol alıyorlar.

Sonuç olarak Cumhur ittifakını destekleyenler dışında yer alan partilerin tamamı bu yönetim anlayışından memnun değiller. Bu memnuniyetsizlik çok sayıda siyası partiden çok farklı kesimlerden süzülerek gelen halkın iradesi olsa gerek ki güç birliği yapıp, çözüm olarak düşünülen kapının anahtarı millet ittifakı olarak görünüyor.
Bir başka neden de; Yıllardır süregelen parlamenter sistemden halk oylamasıyla vazgeçilmiştir. Yerine partili Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçilmiştir. Bu durum hala yoğun bir tartışma götüren konudur. Cumhur ittifakı dışında kalan Millet ittifakı bileşenleri güçlendirilmiş parlamenter sistemin tekrar kurulması noktasında kararlılıkla durup ortak görüş bildiriyorlar.

Kısaca Millet ittifakı iki konu üzerinden çok şiddetli itirazda bulunuyor

-Partili Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemi…

-Hükümet etme noktasında başarısızlık ve gerektiği gibi yönetilememek…

“İtiraz etmek” harekete çıkış olan bir düşünce zamanla halk nezdinde karşılık bulur ve yaşamsal anlamda kitleleri değiştirip dönüştürebilme noktasına gelirse millet ittifakı halktan aldığı güçle topluma tercüman olabilme konusunda başarılı olmuş demektir.

 

Halkın iradesinin tecelli ettiği, demokrasinin ne kadar kıymetli olduğu, hukukun üstünlüğü ve adaletin bir gün herkese lazım olacağı düşüncesi bütün siyasilerce özümsenip kabul görmesi dileğiyle…

Yazan Bayram Anu

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL