TÜRKİYE GÜNLÜK KORONAVİRÜS TABLOSU Toplam İstatistikler
  • BUGÜNKÜ TEST SAYISI 221.052
  • BUGÜNKÜ HASTA SAYISI 5.294
  • BUGÜNKÜ VEFAT SAYISI 51
  • BUGÜNKÜ İYİLEŞEN SAYISI 5.093
Genel Köşe Yazıları

Adliyede unutulmayan anılar

Yazar Bahri Karataş

Adliyede unutulmayan anılar

 

İzmir Adliyesi yıllar önce konak SSK bloklarında hizmet veriyordu. Gazetelerin Adliye Muhabirleri, çoğunlukla b-blok girişinde bulunan çay ocağının karşısındaki beton oturaklarda toplanıp sohbet ederlerdi. Çünkü o zamanlar adliyede kendilerine ayrılan bir oda yoktu. Şimdiki adliyede ise benim ve bir başka gazetede çalışan muhabirin girişimiyle, rahmetli olan İzmir eski Cumhuriyet Başsavcısı Emin Özler’in verdiği yerde basın odası açıldı. Ben çalıştığım kurumdan ayrıldıktan sonra, duyduğuma göre basın odasının yeri üç kez değişmiş. İnşallah o oda, meslektaşlarımın elinden alınmaz.

”20 metreden gelmeyen belge”

Konak’ta bulunan eski adliyenin B-blok 4’üncü katındaki Ağır Ceza mahkemesinde bir duruşmayı takip ediyorum. Duruşma başladı. Kâtip zapta hâkimin dediklerini geçiyor. Hâkim çok öfkelendi. Nasıl olur da adliyenin 20 metre karşısındaki devlet kurumundan 5 celsedir belge gelmez. Bir görevliye elden verseler beş dakikada kaleme verilir. Belge gelmediği için davayı bir türlü bitiremiyorum diye sitem etti. İlgili yere yazı yazın, istediğim belge bir sonraki duruşma tarihinden önce dosyaya gelmezse, sorumlular hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunacağımı belirtin dedi. Ben de bunu ”20 metreden gelmeyen belge” başlığıyla haber yaptım. Bir sonraki duruşma tarihini not aldım ve duruşma günü geldiğinde davayı takip ettim. İstenilen belge gelmişti. Hâkim iki yıla yakın süren davayı, belge gelince bitirdi, dosyayı kapattı, ”Demek ki bunlara bu şekilde yapmak gerekiyor. Zoru görünce gönderdiler” dedi.

”Hâkim kızım diye hitap ediyor”

Elleri kelepçeli halde jandarmalar tarafından, duruşma salonuna getirildi. Yargılandığı dava cinayet. İddiaya göre, kendisiyle para karşılığı birlikte olmak isteyen ikiçeşmelik semtinde terzilik yapan erkeği bıçakla öldürmüştü. Duruşmaya öyle süslenmiş geliyordu ki, giydiği zarif kıyafetlerle erkek demeye bin şahit ister. Hâkim de onu kadınsı kıyafetler içinde görünce ”kızım diye hitap” ediyordu. Normalde pembe nüfusu yoktu, daha ameliyat olmamıştı. Ayda bir duruşmalara getirildi. Yargılama sonucu ceza aldı.

Cezasını çektiği bir ilçenin cezaevinde kadınlar koğuşunda kalıyordu. Travesti olan herkesin alımlı gözle baktığı, kadın görünümlü travesti Öykü Evren Özen’in erkeksi içgüdüsü ağır basmış olacak ki, koğuşta bulunan tüm kadınlarla ilişkiye girdi. Hatta iddiaya göre hamile kalanlar bile olduğu söylendi.

Cinayet suçundan cezasını yatıp çeken travesti Ö.E.Ö. memleketi Bursa’ya gitti. Burada ”Gökkuşağı Derneği’ni kurdu, başkanlığını yaptı. Yeşil kart ile gerçekleştiremediği cinsiyet değişikliğini, bankadan kredi çekerek gerçekleştirdi. Pembe nüfus kâğıdı aldı. 2007 yılında sevgilisi M.Ö., ile evlendi.

Hatta siyasi bir partiden milletvekili aday adayı olmak için başvuru yaptı. Kurduğu çete ile travesti ve transeksüellere zorla fuhuş yaptırdığı için yargılandı. Davada 35 yıl ceza aldı. Cezası Yargıtay tarafından onandı. Cezası onanmadan önce Brezilya’ya kaçtı. Yaşamını artık burada bir kaçak olarak sürdürüyor. İşte bizim hakimin, kızım diye hitap ettiği travesti sanık Ö.E.Ö., sonunda ameliyatla gerçekten istediği hayata geç de olsa kavuşmuştu. Ö.E.Ö., üstelik üçüncü üniversiteyi de okuyordu.

 

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

Yazarlarımızın yazdığı yazılar ile haberlerin altına yapılan yorumların hukuki sorumluğu yazıyı yazana ve yorum yapana aittir. Yazıların içeriklerden dolayı  haber sayfamız www.urlacantvradyo.com.tr ve İmtiyaz sahibi, Haber Müdürü hukuki sorumlu tutulamaz. Kamuoyuna duyurulur...

Hukuk Danışmanımız Av. Seyit Ahmet Akyüz  

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL