Köşe Yazıları

ROMA HUKUKU

Hukuk, toplumun daha iyi bir düzeni olması için devlet tarafından çıkartılan yasalardır . Yüzyıllar önce bile insanlar adalet ihtiyacında bulunmuş. İnsan var olduğu sürece adaletsizlik son bulmayacak ama hukuk adaleti sonsuza taşır.

ROMA HUKUKU

 

ROMA HUKUKU

Hukuk, toplumun daha iyi bir düzeni olması için devlet tarafından çıkartılan yasalardır . Yüzyıllar önce bile insanlar adalet ihtiyacında bulunmuş. İnsan var olduğu sürece adaletsizlik son bulmayacak ama hukuk adaleti sonsuza taşır . Merhamet sahibi insan adaleti sağlamak için olması gerekenleri yapar . Bu yüzden insanlar bazı şeyleri düzeltebilmek için girişimlerde bulunulmuştur. Hukuku anlamak için yüzyıllar öncesine gitmek gerekir. Hukuk nedir? Hukuk ne zaman ve neden çıktı? Adalete insanlar neden ihtiyaç duyar? Bizim kullandığımız hukuk sistemi nereden geliyor? İşte soruların cevabı Antik Roma’nın hukuk sistemine Roma Hukukunu inceliyoruz.

Antik Roma’nın hukuk sistemidir Roma Hukuku. Roma Hukuku Roma devletinin kurulduğu, tarih olan M.Ö. 754 yılından, M.S. 565 yılına kadar, günümüze kadar uygulanan hukuktur. Roma Hukuku Eski Hukuk, Klasik Hukuk Devir Öncesi, Klasik Hukuk Devri, Klasik Hukuk Sonrası Devri olarak ayrılıyor. Bazı kaynaklarda Klasik Hukuk Devir Öncesini ayrı olarak ele almıyor. Ayrı bir devir olarak kabul etmeyen kaynaklar var. Ama kabul edilen kaynaklar da var.

Eski Hukuk Dönemi( M.Ö. 753-150): Esas itibariyle teamül hukuku hakimdir. En eski hukuk olarak nitelendirilen kurallar yazılı değildi. Toplum halinde yaşama sonucunda örf ve adet kuralı biçiminde uygulanıyordu. Zorunluluk fikri bir örf ve adet hukuk kuralı sayılması, teamül hukuku içinde düşünülebilmesi için bir yaptırıma bağlanmış olması gerekir. Kurallar ihlal edildiği zaman bunlara karşı yaptırım uygulanması gerekir. Diğer unsurlar uzun süre tekrarlanma ve zorunluluk fikri bulunsa bile bu kurala aykırı davranan kimseye yaptırım uygulanmıyorsa ortada örf ve adet kuralı vardır. Hukuk kuralı yoktur. Romalılar ancak sosyal sorunların zorladığı, devletin dirilik ve düzeninin tehlikeye girdiği durumlarda kanun yoluna başvurulmuştur. Yazılı hukuk yaratıldı. Kanun, devletin ortaya koyduğu hukuk kaynağıdır. Roma hukuku tarihinde değil genel hukuk tarihinde önemli bir yeri olan, sosyal sorunları çözmek ve hafifletmek için 12 Levha Kanunu ilk örnektir.

Roma’da ilk yazılan kanunlar olan 12 Levha Kanunlarıdır. Roma toplumundaki Patric ve Pleb arasındaki sınıf mücadelesi sonucunda oluşmuştur. M.Ö. 452 yılında yazılı olmayan hukuku tedvin için halk tarafından seçilen on kişi iki yıl çalışarak 12 levhaya, hukukun bütün sahalarına ait maddeleri yazmış larve bunlar halk meclislerince kabul edilerek kanunlaştırılmıştır. O zamanda bütün geçerli olacak hukukun tümünü kapsayacak olan 12 Levha Kanunu Roma’nın daha sonraki hukuki gelişimine temel olmuştur. Yedi tepe üzerinde yerleşmiş olan aileler ve liderleri Patres’ler birleşerek bir lider altında toplanmaya karar verirler. Bunlar tam anlamıyla kesin bir bilgi olmamasına rağmen surlar arakasında yaşayan roma vatandaşı; fakir kimseler olarak düşünülüyor. 12 Levha kanunlarıyla birlikte bu iki sınıf arasındaki fark hukuksal olarak büyük ölçüde giderilmiştir. Geçmişte birçok ülkede ilan edilen ” 12 Levha kanunları ” olarak adlanan kanunu yayımlamışlardır. Aynı zamanda geçmişte yayımlanan ” İnsan Halkları Beyannamesi’nin de temeli sayılmaktadır. 12 Levha Kanunu bir yenilik getirmekten çok, eskiden beri geçerli olan örf ve adet hukukunun yürürlükte herkes için açık , kesin ve anlaşılabilir düşüncesi ile hazırlanmıştır. Günümüze kadar bu kanunlar maalesef gelememiştir ama Romalı hukukçuların eserlerinde rastlanmış ve bu bilgiler günümüze gelmiş.

On İki Levha Kanunu Özellikleri :

. Halk tarafından oylanarak kabul edilen ilk kanundur.

. Aile hukuku detaylı olarak düzenlenmiştir. Aile hukuku örf adet hukukuna bırakılmıştır.

. Asillerle halk arasında eşitlik sağlanmaya çalışmıştır.

12 Levha Kanundaki Hükümler:

. Yalan yere tanıklık ve hakimin rüşvet alması durumunda ağır cezalar vardır.

. Vatana ihanet ölümle cezalandırılıyor.

. Vatan bütünlüğüne zarar, hukuka aykırı diğer hafif maddi girişimlerde, müessir fiillerde para cezası vardır.

. Hırsızlık suçu: Suçüstü ve suçüstü olmayan hırsızlık arasında fark olduğu için cezai yaptırımlarda öne göre değişiyor.

. Kamu adına takip edilen suçlar arasında sihir ve büyücülük de sayılmıştır. Başkasının hayatına ve

sağlığına zarar ve kötü etkilemek başkasına ait ürünü kötü olması için edilen dualar ölümle cezalandırıldı.

. Miras hukukunda mirasçı bırakmadan ölen kişilerin kanuni mirasçılığı Mirasın Hısımlığı yönünden en yakın mirasçıya eğer yoksa Gens’e kalacağı hükmü konulmuştur.

. Kişi daha hayattayken ölüme bağlı tasarrufuyla vasiyetnameyle mallarına mirasçı olarak kişi veya kişileri tayin edebilirdi.

12 Levha kanununda sağlığı ve ahlak ile ilgili hükümlerde yer aldığı gibi, ölülerin gömülmesi, lüks sayılacak harcamaların yapılması ve ölülerin şehir içine gömülmesi veya yakılması, mezara altın konulması yasaklanmıştır.

Klasik Hukuk Devri Öncesi Dönemi ( M.Ö. 150-27): Şehirden büyük bir dünya devletine dönüşüm sürecinde preatorların rolü büyüktür. Zamanın ihtiyaçlarını karşılamak için daha esnek yasalar gelişmiştir.

Roma sınırları dışındaki eyaletler için şehir preatoru dışında preatorlar atanmış ve bunlar hukuk yaratmıştır. Eski ve resmi ius civile’ye ek olarak, yeni bir hukuk sınıfı yaratılır: ius honorarium , “Mevcut yasayı desteklemek, tamamlamak veya düzeltmek için ferman çıkarma hakkına sahip olan hakimler tarafından getirilen yasa” olarak tanımlanabilir. Roma devleti sınırları içerisinde yaşayarak Roma vatandaşı statüsü kazanmamış kişilerle ilgili hukuka Ius Gentium(Kavimler Hukuku) adı verilmiştir . Bu hukuk daha esnek ilkeleri kullanıyor. Kanunlar devletin büyümesiyle yetersiz kalmaya başlamıştır. Bir şehirden büyük bir dünya devletine dönüşüm sürecinde preatorların rolü büyüktür.

Hukukun yeni ihtiyaçlara uyarlanması, adli uygulamalara, sulh hakimleri ve özellikle savcılara verildi . Bir hakem yasa koyucu değildi ve fermanlarını yayınladığında teknik olarak yeni bir yasa yaratmadı . Aslında, kararlarının sonuçları yasal korumaya sahipti ve aslında çoğu zaman yeni yasal kuralların kaynağıydı. Bir Praetor’un halefi, selefinin fermanlarına bağlı değildi; ancak, yararlı olduğu kanıtlanan selefinin fermanlarından kurallar almıştır. Böylelikle fermanından fermana ilerleyen sabit bir içerik yaratıldı . Böylece, zamanla, medeni hukuka paralel olarak ve onu tamamlayan ve düzelten yeni bir pratorik hukuk gövdesi ortaya çıktı. Nihayetinde, medeni hukuk ve pretorik hukuk Corpus Juris Civilis’te kaynaştı .

Klasik Hukuk Dönemi (M.Ö.27M.S. 250): İçinde bulunduğumuz dönemin ilk 250 yılı, Roma hukuku ve Roma hukuk biliminin en yüksek düzeyine ulaştığı dönemdir. Bu dönemin hukuku genellikle Roma hukukunun klasik dönemi olarak anılır . Bu dönemin hukukçularının edebi ve pratik başarıları, Roma hukukuna kendine özgü şeklini verdi. Bu dönemde hukuk gelişmeye devam etmiştir. Kanunların dışında, başta praetor olmak üzere magistra’lar, hukukçular, Senatus kararları ve imparator emirnameleri kullanılmıştır. Hukukçular başka işlevlerde çalıştılar. Özel şahısların talebi üzerine hukuki görüş verdiler. Adaletin idaresi ile görevlendirilen hâkimlere ve şeriflere öğüt verdiler. Yargıçların görev sürelerinin başında kamuya açıkladıkları fermanlarını , görevlerini nasıl yerine getireceklerini ve belirli işlemlerin yürütüldüğü formülerleri hazırlamalarına yardımcı oldular. Bazı hukukçular yüksek adli ve idari görevler üstlendi. 1.Praetor ve Hukuku: Romalı vatandaşların, diğer devlet vatandaşlarıyla ticari ilişkiler kurması ve bu ilişkilerin birtakım uyuşmazlıklarla karşılaşması sonucu bu uyuşmazlıkları çözecek kurallara ihtiyaç duyulmuştur. Roma’nın Ius Civile hukuku sadece Roma vatandaşları için çözümler getirdiğinden bu konuda yetersiz kalmıştır. Bu yetersizlik Praetor Hukukuyla giderilmeye çalışılmıştır. Praetor yargıişleriyle görevli kendine özgü işlevi olan önemli bir magistra’dır. Praetor’un işlevi imperium yetkisine dayanarak fertler arasında çıkan ihtilafa hangi hukuk kuralının uygulanacağını tespit etmektir . Praetor’un görev ve yetki alanında oluşan kurallara Ius Gentium (evrensel hukuk) adı verilmiştir. Praetor Beyannamesi: Edictum denilen bu beyannameler hukukun gelişmesinde önemli bir yeri vardır. Praetor devrin ihtiyaçlarına, kendi görev müddeti için ‘’ beyannemeler’’ hazırladı. Yeni gelen praetor ondan önceki praetor’un beyannamesine bağlı değildir. Böylelikle hukuk, gelişen devlet ve topluma ayak uydurmuştur. Romalı hukukçuların deyimiyle, en azından beyannamenin sabit hale geldiği döneme kadar‘’ hukukun canlı sesi ‘’ olmuşlardır. Praetor’un faaliyetleriyle oluşan katmanı, bir hukuk kaynağı halin ege tiren bu beyannamedir.

Senatus Kararları: Senatus kararları kanun kuvveti kazandı. Bu kararların muhattabı halk değil, magistra’lardır. Sosyal problemler için çıkmıştır bu kurallar. Klasik Sonrası Hukuk Dönemi (250-527): Caracalla beyannamesi ile Roma sınırları içinde yaşayan tüm insanlar vatandaş sayılmıştır. Bu döneme Roma-Helen hukuku da denilir. Çünkü Helenistik kültürü benimsemiş doğu eyaletlerine hukuk adapte edilememiş ve bundan bir süre sonra da vazgeçilmiştir. Roma hukuku yavaş yavaş Helen kültürü etkisi altına girmeye başlamıştır. Kendi içinde Iustinianus’tan önce ve Iustinianus dönemi olarak ikiye ayırabiliriz.

Roma İmparatorluğu M.Ö. 7. yüz yılda kurulup M.S. 395’te Batı ve Doğu İmparatorluğu olarak ikiye bölünmüştür. Antik Roma’da üç büyük güç benimsendi. Bu güçler yönetim ve hukuk anlayışını yansıtmaktı. Güçler; aristokratik, monarşi ve demokratikdi. Roma Anayasası bu üç güç ile karma hukuk üzerineydi. Romalaların dünya üzerindeki en büyük etkileri kesinlikle hukuklarıdır. İ.S. 527’de Justinianus başkenti Costantinople olan Doğu Roma İmparatorluğu’nun İmparatoru oldu. Tahta çıktıktan sonra Roma hukukunu kanunname olarak toplanmasını istedi ve bunun için emir verdi. İ.S. 533’de yayımlandı. İtalya ele geçirildiğinde onlarında kanunu bu oldu. Batı tarafından tanınmış oldu. Bu hukuku incelemek için okul ve üniversiteler kuruldu. Justinianus’un bu büyük eseri Corpus İuris Civilis (Medenî Hukuk) ,İmparatorluğun tüzüklerini içine alan Code, içtihatları ihtiva eden Digest, temel hukuk bilgisi veren Institutes ve sonradan İ.S. 535-565 yılları arası yayımlanan kanunlar olan Novellae’den müteşekkildir. Digest Ulpian’ın şu sözleriyle başlar: “Hukuk (İus) okumak isteyen herkes, önce İus kelimesinin nereden geldiğini bilmelidir. Ius adâlet kelimesinden gelir: çünkü Celsus’un ustalıkla tanımladığı gibi hukuk, iyiyle hak sanatıdır. Bu yüzden bir kimse bize rahip diyebilir; çünkü biz adâlete tapmaktayız, iyinin ve hakkın ne olduğunu araştırmaktır amacımız, haklıyı haksızdan ayırarak, izin verilen ile verilmeyeni birbirinden tefrik ederek; insanları suç korkusuyla değil, sadece aynı zamanda mükâfatla da doğru yola getirerek yaparız bu işi; yanılmıyorsam, yapma değil, gerçek bir felsefedir bizimkisi.” Bu sözleri belki ilk okuduğumuzda anlayamaya biliriz. Garip gelebilir. Dünyanın büyük hukukçularından birinin sözleridir. Bu sözü gerçekten anlamaya çalışın. Hukuku onun penceresinden görmeye çalışın. Roma’da da rahipler çıkarmışlardır hukuku. Justinianus da, bin yıllık bir Roma hukukundan sonra, hukukçulara adaletin rahipleri gibi bakacağını söylemiştir. Büyük kanun toplama işi Justinianus’un eseri olmuştur. Bu eserde her şey mükemmel bir düzen içerisinde yapılmış. Justinianus, üç milyon satırlık hukuk alanındaki yazıların, Digests’in yüzeli bin satırıyla özetlendiğini söyler, “kolayca yolunuzu gösterecek orta büyüklükte bir eser” (moderatum et perspicuum compendium). Ama bunun içinde bin yıllık bir pratik bilgelik vardı; bu bilgelik Romalıların kafalarında yeşermişti. Kesin yenilikler yoktu. Digets’i hazırlayanlar, Roma hukukunun geçirdiği çağlar süren tarihine dönüp bakmışlar, eserlerini yeni doğmuş Cumhuriyet tarafından başlanan düzenli ilerlemenin bir parçası olarak görmüşlerdir. Böylelikle hukuk sistemi günümüze kadar adalet için gelmiştir.

 

KAYNAKÇA:

w.w.w.slideplayer.biz.tr

www.hukuknotum.net

https://tr.qaz.wiki/wiki/Roman_law

https://tr.qaz.wiki/wiki/Roman_law /

Romalılar- Reginald H. Barrow kitabı 138-139. Sayfa.

https://btfabrikasi.wordpress.com

www.kozmosungenetigi.org

Teamül: İş, davranış Patric: Soylular Pleb: Halk Patres: Baba Müessir: Etkili, sonuçlu

Beyanname: Bir makama veya kamuoyuna yapılan açıklama belgesi.

Müeyyide: Yaptırım Gens: Soy ağacı Hısım: Akraba Selefi: Eskiden

Magistra: Roma’nın cumhuriyet döneminde yüksek devlet görevlilerine verilen ad.

Senatus: Roma’da kralın danışma meclisine verilen ad. İmperium : Emretme İhtiva: İçerme

 

Köşe Yazısı

Gamze TOPRAKDEVİREN

Çanakkale 18 Mart Üniversitesi

İngilizce İşletme Fakültesi

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

Yazarlarımızın yazdığı yazılar ile haberlerin altına yapılan yorumların hukuki sorumluğu yazıyı yazana ve yorum yapana aittir. Yazıların içeriklerden dolayı  haber sayfamız www.urlacantvradyo.com.tr ve İmtiyaz sahibi, Haber Müdürü hukuki sorumlu tutulamaz. Kamuoyuna duyurulur...

Hukuk Danışmanımız Av. Seyit Ahmet Akyüz  

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL